Boşver Be Yaşı Başı...
Bir sabah aynaya baktığında fark ediyorsun. Göz kenarındaki o ince çizgiyi… Saçlarının arasına karışan o beyazı… İlk başta bir yabancılık hissi geliyor. “Sanki ben değilim” diyorsun. Oysa sensin. Yaşadıklarının, güldüklerinin, ağladıklarının, direndiklerinin bir izi sadece. Sonra bir gün bir cümle çalınıyor zihnine:
Boşver be yaşı başı...
Ama bazı şeyleri insan böyle kolay öğrenmiyor. Ben de öğrenemedim. Kontrol etmeye çalıştım hayatı. İnsanları, ilişkileri, duyguları… Her şey “doğru” olmalıydı, “eksiksiz” olmalıydı. Sevdiğim insanlar bile bu düzenin içinde olmalıydı. Mükemmel olsun isterken, gerçeği kaçırdım. En yakın arkadaşımı… Belki de en saf, en gerçek bağı…
Kaybettim. Geriye büyük bir boşluk kaldı. Ne kadar doldurmaya çalışsam da dolmayan, içimde yankılanan bir eksiklik. İşte o zaman anladım; hayat kontrol edilecek bir şey değilmiş. Sevgi, kusursuz olunca değil, olduğu gibi kabul edilince kalıyormuş.
Kaç bahar daha göreceğini bilmiyorken, neden bu kadar sıkıyorsun hayatın boğazını? Yüzündeki her çizgi, bir hikâye. Saçındaki her beyaz, bir tecrübe. Kalbindeki bazı boşluklar ise… geri gelmeyecek şeylerin hatırası. Ve bazı dersler vardır, ancak kaybedince öğrenilir.
O yüzden…
fazla kurcalama hayatı. Her şeyi düzeltmeye çalışma. Her şeyi kontrol etmeye çalışma. Bazen bırak… insanlar oldukları gibi kalsın. Gül… gülebildiğin kadar. Çünkü yarın aynı neşeyi bulamayabilirsin. Sev… sevebildiğin kadar. Ama bu kez sıkmadan, boğmadan, mükemmel yapmaya çalışmadan… Yaşa… yaşayabildiğin kadar. Çünkü “sonra” dediğin şey bazen hiç gelmez.
Ve bir gün aynaya baktığında
çizgiler biraz daha artmış olacak. Ama umarım bu kez şöyle dersin: “Eksik yaşamadım. Öğrendim… ve gerçekten sevdim.”
Şarkı: Yeni Yaz / Mabel Matiz 🎶
Yorumlar
Yorum Gönder