Kendine Dönüş: Aslında Hep Oradaydın

 Hayat bazen seni öyle savurur ki, kim olduğunu, neye inandığını, ne istediğini unutur hale gelirsin.

Kalabalıkların içinde görünür ama kendine yabancı hissedersin.

Oysa özüne dönmek, kaybolmak değil… yeniden hatırlamaktır.

Özün, dışarıda bir yerde değil.

O, senin içindeydi hep.

Yalnızca hayatın gürültüsü onu susturdu, sen de duyamaz oldun.

Ama bir gün, yavaşlamayı seçtiğinde —belki bir sabah sessizliğin içinde kahveni yudumlarken, belki bir akşam yürüyüşünde— o ses yeniden fısıldar:

“Ben buradayım.”

Kendine dönmek, kusurlarını da, kırgınlıklarını da, gücünü de kabul etmektir.

“Eksik değilim, sadece yorgunum.” diyebilmektir.

Başkalarının seni tanımlamasına izin vermeden, kendi hikâyeni yeniden yazmaktır.

Her gün biraz daha özüne yaklaş.

Kendine sorular sor, sessizliğe alan aç, içinden gelen dürtülere kulak ver.

Çünkü ne kadar uzağa gidersen git, yolun sonunda hep kendine varırsın.

Ve orada, bütün cevaplar seni bekliyordur.🫰🏻


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zamana Emanet🌬️

Boşver Be Yaşı Başı...

Aşkın Yücelten Hali 🎆