Sesin Bana Emanet 🫷🏻
Bir ilişkide dinlemek, duyduğunu sanmaktan çok daha derin bir eylemdir. Kelimeler kulağa gelir ama o kelimelerin taşıdığı duyguya yaklaşmak, insanın kendi iç sesini biraz geriye çekebilmesiyle mümkündür. Çünkü her söz, bir geçmişten, bir kırılganlıktan, bir yalnızlıktan taşınır. Dinleyen kişi yalnızca söyleneni değil, o sözün geldiği yeri de hisseder. Gerçek dinleme, karşındaki insanın iç dünyasında küçük bir alan açmaktır. Onu düzeltmeye çalışmadan, cevap aramadan, sadece varlığına dikkat vererek… İnsan bazen çözüm değil, anlaşılmış olmanın hafifliğine ihtiyaç duyar; çünkü anlaşılmak, insana değerli olduğunu hissettirir. Bir ilişkideki en büyük uzaklık, kelimelerin bitmesinden değil, kimsenin kimseyi gerçekten duymamasından doğar. Dinlemeyi zorlaştıran çoğu zaman karşımızdaki değil, kendi iç gürültümüzdür. Savunmalarımız, hızımız, korkularımız… Bunlar bir başkasının sesine yer bırakmaz. Ama insan kendi içini biraz susturabildiğinde, karşındakinin en küçük titreşimini bile duyar hâle gelir.
İki insan birbirini gerçekten dinleyebildiğinde, bağ sessizce derinleşir. Sözler azalır, yükler hafifler, aradaki görünmez mesafe çözülür.
Çünkü sevgi, çoğu zaman büyük cümlelerde değil; birbirinin iç sesine yer açabilen iki kalbin sakin buluşmasında büyür. “Çünkü bazen bir ilişkiyi değiştiren şey, söylenen sözler değil; bir kalbin diğerine ‘Sesin bana emanet’ deyişidir.”
Günün şarkısı: Cem Adrian - Sana Bunları Hiç Bilmediğin Bir Yerden Yazıyorum 🎵
Yorumlar
Yorum Gönder