İçimizdeki Medcezir 🌊
Bir gün biri bana, denizi hiç suçlamamayı öğretti. Çekildiğinde de, taştığında da. Medcezir, demişti, “kaçış değildir. Deniz geri çekilmez; kendini toplar.” O gün bunu yalnızca deniz için sanmıştım. Meğer insan için söylenmiş. Hayat bazen içimizden çekilir. Neşemiz azalır, kelimelerimiz kısalır, sesimiz içeri doğru çöker. Eskiden kolayca güldüğümüz şeyler artık ağır gelir. İnsanlar hâlâ oradadır belki ama biz, kıyıdan biraz uzaklaşmışızdır. Bu bir kayboluş gibi görünür. Oysa çoğu zaman bir geri çekilmedir.
İnsan her zaman güçlü olduğu yerde kalamaz. Bazen dalgaların arasında durmak yorucudur. Herkesin gördüğü, dokunduğu, beklenti yüklediği yerde… İşte tam o noktada içimizdeki deniz çekilir. Gürültüyü azaltır. Fazlalıkları geride bırakır. Kim gerçekten bizimle kalacak, kim yalnızca dalgadayken yanımızdaymış, ortaya çıkarır. Medcezir anlarında insan yalnızlaşır sanılır. Aslında ilk kez kendine yaklaşır. Çünkü sular çekildiğinde kıyı görünür. Daha önce fark etmediğimiz taşlar, yosunlar, çatlaklar… Kendimizle ilgili sakladığımız ne varsa ortaya çıkar. Ve insan o an anlar: Herkes gidebilir ama bu kıyı, bu beden, bu iç ses burada kalır. Biri bana o gün şunu da söylemişti: “Deniz, her çekilişten sonra daha güçlü döner.” İnsan da öyle. İçine çekildiğinde zayıflamaz; derinleşir. Sessizleştiğinde kaybolmaz; toparlanır. Belki de bu yüzden bazı dönemlerimizi aceleyle geçmemeliyiz. O geri çekilmeler, bizi hayatta tutan şeydir. Çünkü insan, en çok içindeki medceziri kabul ettiğinde kendine yaslanmayı öğrenir. Ve sonunda şunu fark eder: İçimizdeki deniz, bizi asla yarı yolda bırakmaz.🌊
Şarkı : Yeni Türkü - Fırtına 🎶
Yorumlar
Yorum Gönder