Birlikte Büyüyüp Ayrı Hissetmek ☈

    Ne ara nasıl bu kadar büyüdük, nasıl değiştik böylesine… Nasıl uzaklaştık birbirimizden ya da hiç gerçekten yakınlaştık mı? Hani acılar insanları birbirine yakınlaştırırdı? Bizi neden bu denli uzaklaştırdı? Belki de cevap, aynı evin içinde büyüyüp bambaşka dünyalar kurmamızda saklıydı. Çünkü kardeş olmak, aynı hissetmek değildi hiçbir zaman. Aynı sofraya oturduk, aynı duvarların içinde büyüdük, aynı olayların içinden geçti ama hiçbirimiz aynı yerden bakmadık.

    Birimiz susmayı seçti, birimiz anlatmayı. Birimiz erken kabullendi, birimiz yıllarca anlamlandırmaya çalıştı. Birimiz güçlü görünmenin arkasına saklandı, birimiz kırıldığını saklayamadı. Aynı an ama farklı kalpler, farklı anlamlar, farklı yaralar. İnsan en çok kardeşleri tarafından anlaşılacağını sanıyor. “Bizi en iyi biz anlarız” diyoruz. Çünkü aynı hikâyenin içindeyiz. Ama çoğu zaman unuttuğumuz bir şey var: Hikâye aynı olsa da, herkes kendi cümlesini yazıyor.

    Kimimiz için o gün bir kırılmaydı, kimimiz için sadece geçip giden bir an. Kimimiz için kapanan bir kapıydı, kimimiz hâlâ o kapının önünde bekliyor. Ve biz…Aynı anının içinde birbirimize yabancılaştık. Acı bizi yakınlaştırmadı, çünkü biz onu birlikte taşımadık. Herkes kendi içine çekildi, kendi yöntemiyle baş etmeye çalıştı. Kimimiz unutarak devam etti, kimimiz hatırlayarak iyileşmeye çalıştı. Ve zamanla…Aynı şeyleri yaşamış insanlar olarak değil, aynı şeyi farklı yaşamış yabancılar gibi olduk. Büyümek bazen kardeşlerle birlikte değil, kardeşlere rağmen yalnızlaşmakmış. Aynı kökten çıkıp farklı yönlere savrulmak, aynı yarayı taşıyıp birbirimizin acısını tanıyamamakmış.

    Ama yine de… ne kadar uzaklaşsak da, birbirimizin hikâyesinde silinmeyen bir yerimiz var. Belki hiçbir zaman aynı pencereden bakamayacağız. Ama bir gün, kısa bir anlığına bile olsa… aynı yere bakıp birbirimizi gerçekten görebiliriz.➰

Şarkı: Mabel Matiz/ Fırtınadayım 🎶

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zamana Emanet🌬️

Boşver Be Yaşı Başı...

Aşkın Yücelten Hali 🎆