Görünmeyen Savaşların İnsanları🥷
Frida Kahlo’ nun o keskin ve sarsıcı sözünü bilirsin: “Bir insanın dimdik duruşunun ardında kaç yenilgi, kaç gözyaşı, kaç kalp ağrısı olduğunu bilemezsiniz.” İşte tam da bu yüzden, hayran olduğumuz güçlü insanların hikâyeleri çoğu zaman eksik anlatılır. Çünkü biz sonucu görürüz, süreci değil. Birinin dimdik ayakta oluşuna bakar, bunu bir karakter özelliği sanırız. Oysa o duruş, çoğu zaman bir tercih değil; mecburiyetin, kırılmanın ve yeniden toparlanmanın sonucudur. Kimse bir sabah uyanıp “Ben artık güçlü biriyim” diye karar vermez. Güç dediğimiz şey; yutulan kelimelerin, içe akıtılan gözyaşlarının, gece kimse görmeden verilen mücadelelerin birikimidir. Herkesin görmediği o karanlık anlar, aslında o dik duruşun temelidir.
Bazen bir insanın susuşu, en büyük çığlığıdır. Bazen gülüşü, en derin acıyı saklar. Ve çoğu zaman en güçlü görünenler, en çok yorulanlardır. Ama yine de devam ederler. Çünkü başka çareleri yoktur. Toplum olarak güçlü olmayı yüceltirken, o gücün bedelini konuşmaktan kaçıyoruz. “Ne kadar güçlü!” dediğimiz insanlar, belki de sadece dağılmaya fırsat bulamayanlardır. Belki de onlar, hayatın karşısında değil; hayatın içinde ayakta kalmaya çalışanlardır.
Yorumlar
Yorum Gönder