Bir Garip Boşluk🥏
Bazen bir cümle insanın içine oturur ya, işte günlerdir Şükrü Erbaş’ın şu dizesi dönüyor aklımda:
“Bir garip boşlukta çiviliyim günlerdir gözbebeklerimden.”
Garip olan, boşluk değil aslında.
Garip olan, o boşluğa alışmamız.
Bir şey hissetmediğimiz hâlde her şeyi hissediyormuşuz gibi dolaşmamız. Kendime sorup duruyorum: “Sahi, nedir yaşamın anlamı?” Büyük cevaplar beklemiyorum. Bir felsefe kitabı açıklasın istemiyorum. Hayat zaten o kadar teorik değil. Belki anlam; sabah uyanınca pencereyi açtığımda içeri dolan serin havadadır. Belki kahve yaparken çıkardığı o küçük seslerdedir. Belki bir insanın sesi, başka bir insanın kalbini sakinleştirebildiği o tuhaf anda saklıdır. Ama bazen hiçbirinde değildir. Bazen hayat anlam falan vermez. Sadece yaşarsın. Boşluğa düşmen de normaldir. Yer yerinden oynamıyorsa bile senin için oynuyordur. Kimse bunun hesabını sormak zorunda değil.
Ben şunu fark ettim: Yaşamın anlamı, bulduğum bir şey olmadı hiç. Ama bazen hissettiğim bir şey oldu. Kısa bir an… bir bakış… bir cümlenin içimde bıraktığı iz… Kaybolup tekrar beliren o hafiflik hissi. Ve çoğu zaman da şu oldu: Yaşamın anlamını ararken hayatın kendisini kaçırdım. Belki de bu yüzden şu sıralar bir şey bulmaya çalışmıyorum. Sadece duruyorum. Nefes alıyorum. Bazen dağılıyorum, bazen toplanıyorum. Boşluk kötü değil aslında. İçimize biraz sessizlik girince, en gerçek düşüncelerimiz o zaman çıkıyor yüzeye.
Belki yaşamın anlamı,
hiçbir zaman tam olarak bilmediğimiz hâlde,
yine de devam edebiliyor oluşumuzdur. Ve belki de bunun cevabı, Simyacı' daki Santiago’nun hikayesiyle aynı yerde gizlidir: İnsan bazen anlamı bulmak için uzaklara gider, yollar aşar, çölleri geçer, kendini parçalar… Oysa aradığı şey, en başından beri burnunun ucundadır. Belki biz de öyleyiz. Hayatın anlamını gökyüzünde, gelecekte, başkalarında, büyük sözlerde arıyoruz. Oysa belki anlam, çoktan içimizde sessizce duruyordur. Belki o yüzden bu kadar yoruluyoruz: Zaten bizde olanı, bizde olmayan yerlerde aradığımız için.
Ve işte tam bu yüzden…
Yaşamın anlamı bazen bir yolculuğun sonunda bulunmaz.
Cesaret edip kendine döndüğün anda, zaten oradadır.
Şiir: Ömür Hanım / Şükrü Erbaş✍️
Kitap: Simyacı / Paulo Coelho📚
Yorumlar
Yorum Gönder