Neden Eve Dönmekten İbarettir Hayat 🛖
Sabah evden çıkarken hep bir yere yetişiyoruz. Okula, işe, bir buluşmaya, bir hayale… Gün boyunca onlarca şey yapıyor, yüzlerce düşüncenin içinden geçiyoruz. Kimi zaman kazanıyoruz, kimi zaman kaybediyoruz. Kimi zaman çok seviniyor, kimi zaman içimize çöken bir sessizlikle mücadele ediyoruz.
Ama bütün günün sonunda yaptığımız şey nedir?
Eve dönmek.
Belki de bu yüzden hayatın küçük bir özeti gibidir akşam saatleri. İnsan gün boyunca ne yaşamış olursa olsun, sonunda kendini bırakabileceği bir yere ihtiyaç duyar. Çünkü dünyada mücadele etmek başka, sığınmak başka şeydir.
Çocukken okuldan eve dönmek isterdik. Büyüyünce şehirlerden, kalabalıklardan, yorucu günlerden eve dönmek ister olduk. Yaş aldıkça fark ediyoruz ki aslında bütün hayatımız, bizi rahat hissettiren o duyguyu aramakla geçiyor.
Belki de bu yüzden sevdiğimiz insanlara “evim gibi” deriz bazen. Çünkü ev sadece dört duvar değildir. Yargılanmadan konuşabildiğimiz, susabildiğimiz, olduğumuz gibi kalabildiğimiz her yer biraz evdir.
Hayatın ilginç yanı da burada saklı. İnsan hep gitmeyi hayal eder. Yeni yolları, yeni şehirleri, yeni başlangıçları… Ama en güzel yolculukların sonunda bile içimizi rahatlatan şey, dönecek bir yerimizin olduğunu bilmektir.
Belki bu yüzden hayat, sandığımız kadar uzaklara gitmekle ilgili değildir. Belki hayat; yorulduğunda kapısını çalabileceğin bir yer, bir insan ya da bir duygu bulabilmektir.
Ve insan yıllar sonra dönüp baktığında, hatırladığı şey çoğu zaman gittiği yollar değil, döndüğü yerler olur. Gittiği hiçbir yer, içinde taşıdığı boşluğu tek başına dolduramıyor.
Yeni manzaralar görüyor, yeni insanlar tanıyor, yeni hikâyeler biriktiriyor. Ama her seferinde gün bitiyor. Kalabalıklar dağılıyor. Işıklar sönüyor. Ve insan yine kendi sesiyle baş başa kalıyor.
Belki de bu yüzden hayat eve dönmekten ibarettir.
Çünkü insan aslında dünyayı değil, huzuru arar.
Çocukken düştüğümüzde eve koşardık. Hastalandığımızda eve dönmek isterdik. Yorulduğumuzda eve gitmek isterdik. Büyüyünce değişen tek şey evin anlamı oldu.
Bazen bir insan oldu ev.
Bazen bir şehir.
Bazen eski bir şarkı.
Bazen de uzun zaman ihmal ettiğimiz kendi içimiz…
Belki de hayatın bütün telaşı bundan ibaret. Kendimize ait olanı anlamak için uzaklaşmak. Kıymetini bilmediğimiz şeyleri özlemek. Değerini ancak kaybetme ihtimali doğunca fark etmek.
İnsan bazı kapıları açmak için yıllarca dolaşıyor. Sonra dönüp bakıyor ki aradığı şey, yıllardır ardında bıraktığı yerde duruyormuş.
Bir anne sesinde.
Bir dost sohbetinde.
Akşam yanan bir lambada.
Çayın buharında.
Kapıyı açınca hissedilen o tanıdık kokuda…
Hayat bize sürekli gitmeyi öğretiyor. Daha hızlı olmayı, daha uzağa ulaşmayı, daha fazlasını istemeyi… Ama belki de olgunlaşmak biraz da dönmeyi öğrenmektir.
Nereye gidersek gidelim, ne yaşarsak yaşayalım, günün sonunda içimizi dinlendirecek bir yere ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü insanın asıl zenginliği, dönebileceği bir yerin olmasıdır. Ve belki de bu yüzden hayat, sandığımız kadar varmakla ilgili değildir. Bir gün yeniden dönebileceğimiz şeyleri kaybetmeden yaşayabilmekle ilgilidir.
Şarkı : Nereye Gidiyoruz ? / Can Kazaz
Yorumlar
Yorum Gönder