İçimde Kalan Mevsim 🌁
En sevdiğim alıntılardan birinde Albert Camus der ki:
“Nefretin ortasında, içimde yenilmez bir sevgi olduğunu buldum. Gözyaşlarının ortasında, içimde yenilmez bir gülümseme olduğunu buldum. Karmaşanın ortasında, içimde yenilmez bir sakinlik olduğunu buldum. Tüm bunların içinde fark ettim ki kışın ortasında, içimde yenilmez bir yaz olduğunu buldum. Ve bu beni mutlu ediyor. Çünkü dünya üstüme ne kadar gelirse gelsin, içimde onu gerisin geri yollayan daha güçlü, daha iyi bir şey var demektir.”
Bu satırları her okuduğumda aynı şeyi düşünüyorum: Hayat, insanın elinden çok şey alabilir ama içinde büyüttüğü şeyi alamaz.
Çünkü bazı insanlar yaşadıklarıyla sertleşir, bazıları ise yaşadıklarına rağmen yumuşak kalmayı seçer. İşte asıl güç de burada saklıdır. İyiliğin kolay olduğu zamanlarda iyi olmak değil; kırıldığında da sevgiyi seçebilmek, yorulduğunda da umudu kaybetmemek, karmaşanın tam ortasında kendi iç sesini duyabilmektir.
Belki de olgunlaşmak, hayatın hiç canını acıtmadığı biri olmak değildir. Tam aksine, canın defalarca yanmasına rağmen içindeki güzel tarafları koruyabilmektir. Dünyanın seni kendine benzetmesine izin vermemektir.
Hepimizin hayatında uzun süren kışlar olur. Her şeyin üst üste geldiği, nefes almanın bile zorlaştığı dönemler… Ama insan bazen en çok da o kışlarda keşfeder içindeki yazı. Dışarıdaki mevsim değişmese bile, içinde filizlenen küçücük bir umut bütün dengeyi değiştirebilir.
Belki bu yüzden mesele, hayatın bize ne yaptığı değil; bizim, hayatın bize yaptıklarından sonra kim olarak kaldığımızdır.
Ve sanırım insanın sahip olabileceği en büyük zafer de budur: Dünya ne getirirse getirsin, içinde hâlâ sevgiyi, merhameti, umudu ve yeniden başlayacak cesareti taşıyabilmek.
Çünkü insanı ayakta tutan şey, fırtınaların hiç olmaması değil; her fırtınadan sonra içine dönüp, orada hâlâ yenilmez bir mevsimin yaşadığını fark edebilmesidir.
Şarkı : Saturn / Sleeping At Last 🎶
Yorumlar
Yorum Gönder