Kör Bahçıvan 👨🏽‍🌾

“Yazık, kör bahçıvanın bahçesinde açan goncaya.”

Bu sözü ilk duyduğumda ben de çoğu insan gibi düşündüm. Bir çiçeğin en büyük talihsizliği, onu göremeyecek bir bahçıvana denk gelmek olmalıydı.

Sonra fark ettim ki bu cümle, bahçıvan hakkında söylediğinden çok, onu söyleyen hakkında bir şey anlatıyordu.

Çünkü bazen tek bir bilgi, koskoca bir hüküm vermemize yetiyor.

“Kör.”

Ve zihnimiz gerisini hiç zorlanmadan tamamlıyor.

Göremez.

Fark edemez.

Kıymet bilemez.

İşte tam da burada yanılıyoruz.

Çünkü insan, bilmediği yerleri çoğu zaman önyargılarıyla dolduruyor. Eksik kalan bilgiyi merakla değil, varsayımla tamamlıyor. Sonra da o varsayımı gerçek sanıyor.

Belki de bu yüzden hayatımız boyunca insanlar hakkında, ilişkiler hakkında, hatta kendimiz hakkında bile bu kadar kolay hüküm veriyoruz.

Birini sessiz görünce ilgisiz sanıyoruz.

Birini güçlü görünce acı çekmediğini düşünüyoruz.

Birini eksik görünce sevgisinin de eksik olacağına inanıyoruz.

Oysa eksik olan çoğu zaman karşımızdaki değil; bizim bakış açımız oluyor.

Belki kör bahçıvan gerçekten goncanın rengini hiç göremeyecek.

Ama kim söyledi, bir çiçeğin değerini yalnızca renginin belirlediğini?

Belki o, toprağın ne zaman susadığını herkesten önce hissediyor.

Belki açan her tomurcuğu dokunuşundan tanıyor.

Belki de o gonca, gösterişten uzak ama özenin içinde büyüyor.

Ve belki de asıl mesele budur.

Çünkü değer vermek, bazen görmekten çok daha derin bir eylemdir.

Bu yüzden artık o sözü duyduğumda goncaya üzülmüyorum.

Aklıma başka bir soru geliyor:

Bir insanın kimin kıymet bileceğine karar verecek kadar, gerçekten onun hikâyesini biliyor muyuz?


Şarkı : Sultan-ı Yegah / Nur Yoldaş 🎶


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Boşver Be Yaşı Başı...

Zamana Emanet🌬️

Aşkın Yücelten Hali 🎆